|
|

|
NABUCCO'DAKİ GELİŞMELER BİZE TERS |
|
|
|
|
Nabucco’da bir gelişme var da, Türkiye’nin lehine değil. Nabucco, başlangıçta Hazar, Kafkasya ve Orta Asya doğalgazını Avrupa pazarlarına taşımayı hedefleyen bir projeydi. Türkiye’nin önerisi ve Avusturya’nın kabulüyle, BOTAŞ’ın başlattığı projeye; OMV (Avusturya), Bulgargaz (Bulgaristan), Transgaz (Romanya), MOL (Macaristan) ve RWE (Almanya) şirketleri katıldı. Almanya Rusya’nın Baltık Denizi’nden uzanan Kuzey Akım’ına da bağlanıyor. 6 ortaklı Nabucco için oluşturulmuş Gas Pipeline International (NIC) adlı uluslararası bir şirket de var. Ancak, yılda 31 milyar metreküp (bcm) gaz taşıyacak Nabucco’da, 3200 km’lik boru hattını dolduracak gazın bugün üçte ikisi ortada yok, sadece Azerbaycan’dan gelecek 10 bcm gaz var. İran gazını Amerika istemiyor. Türkmenistan ve Kazakistan bu projeye gaz vermiyorlar. Irak gazı da ortada yok. Mısırdan gelebilecek 5 bcm gaz yeterli değil. Nabucco’ hattının vanası da, Türkiye ve Azerbaycan ikilisinin elinde olduğundan, 8 Mayıs’ta Prag zirvesinde “Güney Koridoru Deklarasyonu” imzalanınca, İngiliz The Guardian gazetesi, “Avrupa ve dünya dengelerini değiştirecek proje için Türkiye ikna edildi” diye duyurdu. Deklarasyonun İngilizce metni (Declaration Southern Corridor, Prague Summit, May 8, 2009) incelendiği zaman görülüyor ki, Türkiye çekeceği gaz ve ödeyeceği fiyat için diğer Nabucco ortaklarıyla aynı koşulları kabul etmiş. Başbakan Erdoğan, Nabucco projesindeki ilerlemeyi, Avrupa Birliği’nin Türkiye müzakerelerinde “Enerji faslının açılmasına” bağlamıştı, o fasıl Kıbrıs Rum Yönetimi engeliyle açılamazken, Nabucco şimdilik sadece Azerbaycan gazıyla mı açılacak?
|
|
Devamını oku...
|
|
|
RUMLARA ADADA PETROL ARAMA TEPKİSİ |
|
|
|
|
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum tarafının petrol araştırmaları konusunda meydan okumasının çözüm ve müzakere sürecine yardım etmediğini ifade etti.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum tarafının petrol araştırmaları konusunda meydan okumasının çözüm ve müzakere sürecine yardım etmediğini ifade ederek, "Türkiye'ye meydan okumak akıllıca değil" dedi. Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum yönetimi Ticaret, Sanayi ve Turizm Bakanı Andonis Pashalidis'in, petrol konusunda yaptığı açıklamalarla ilgili bir soru üzerine şunları söyledi: "Söylemiştim ya, Allah kolaylık versin diye. Şimdi Türkiye'ye meydan okumak pek akıllıca değil diye düşünüyorum. Yine akıllıca olmayan bir şey de, bu meydan okumayı, özellikle Kıbrıslı Türklerin de haklarının olduğu açık ve net olan bir konuda, sadece Türkiye'yi muhatap alarak değil, Kıbrıslı Türkleri de muhatap alarak meydan okumalar tabii ki bugün içinde bulunduğumuz müzakere sürecine yardım etmez, hizmet etmez.Kıbrıslı Türklerin de hakkı olan bir alanda deniz altı araştırması yapmak, çözüme veya içinde bulunduğumuz müzakere sürecine yardım etmez, bu konuda meydan okumalar hiç yardım etmez. Hele meydan okuyanlar birbirleriyle bir müzakere süreci içerisindeyse bunu hiç yapmamak lazım." |
|
Devamını oku...
|
|
AVRUPA'YA ENERJİ ÇÖLDEN GELECEK |
|
|
|
|
20 büyük Alman şirketinin oluşturduğu konsorsiyum, Kuzey Afrika çöllerine kuracağı güneş panelleriyle Avrupa’nın enerji ihtiyacını karşılamayı planlıyor. 400 milyar euro’luk proje tamamlandığında, üretilen enerji İtalya ve İspanya’nın yanı sıra Türkiye’den de geçerek, Avrupa’ya ulaşacak Kuzey Afrika çölleri yakın gelecekte Avrupa’nın enerji kaynağı olacak. Başta Münchener Rück olmak üzere Siemens, Deutsche Bank ve Ren-Vestfalya Elektrik Şirketi’nin (RWE) aralarında bulunduğu 20 üst düzey Alman şirketinin oluşturduğu konsorsiyum, Avrupa’nın elektrik ihtiyacını karşılayacak bir proje oluşturdu. 400 milyar euro tutacak proje, petrol ve doğalgaza bağımlılığı azaltacak; üstelik proje tamamen çevreci. 2050’de tamamlanması beklenen “Desertec” isimli projede, ilk elektriğin 10 yıl içinde Avrupa’ya ulaşması ve toplam ihtiyacın yüzde 15’ini karşılaması planlanıyor. Küresel ısınmayla savaşta önemli bir rol alması beklenen proje kapsamında Kuzey Afrika’nın çöllerine güneş panelleri kurulacak. 2020’de 310 kilometrekareye ulaşacak paneller, 2050 yılında tam 3600 kilometrekarelik alana yayılmış olacak. Üretilecek enerji, Türkiye, İtalya ve İspanya aracılığıyla Avrupa kıtasıyla buluşacak.
|
|
Devamını oku...
|
|
TPAO Diyarbakır'ın Hani ilçesinde yürütülen sondaj çalışmalarında yüksek gravitede petrol bulunduğu belirtildi. Edinilen bilgiye göre, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Batman Bölge Müdürlüğünce Diyarbakır'ın Hani ilçesi yakınlarındaki ''Beyazçeşme 1'' kuyusunda üç ay önce başlatılan çalışmalarda 1.800 metreye inildi.
Sondaj kuyusunun bin 800 metrelik bölümünde yüksek gravitede petrol bulunduğunu belirten TPAO yetkilileri, ancak ana kaynağa ulaşmak amacıyla sondaj çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Kuyuda önümüzdeki bir kaç ay içinde 4 bin metreye inilerek ana kaynağa ulaşılmasının hedeflendiğini kaydeden yetkililer, bin 800 metrede rastlanan petrolün 35 gravitede olduğunu açıkladı.5.6.2009 |
|
Önümde bana göre “çok önemli” olarak nitelendirilebilecek bir çalışma var. Yazarı “Edward Lucas”. Başlığı “Yeni soğuk savaş” veya “Putin Rusyası ve Batıya tehdit”!
Kitapta bana göre dikkatle incelememiz ve “Nabucco için Avrupa bize neden bu kadar bastırıyor?” sorusunun üstünden bir kere daha geçmemizi gerektirecek detaylar var... Örnek çıkarım; zorlanan Ermenistan-Türkiye ilişkisinin arkasında oradan buraya döşenmesi gereken yeni borular olabilir mi? Sevgili dostlar, hiç merak ettiniz mi; Avrupa ülkelerinin “gaza bağımlı” olma oranı ne? Birkaç resmi rakam vereyim; Finlandiya yüzde 100, Slovakya yüzde 100, Yunanistan yüzde 84, Polonya yüzde 63, Fransa yüzde 23, Almanya yüzde 40, İtalya yüzde 32... Veriler uzayıp gidiyor ama tablo net bir sonucu ortaya koyuyor; AB ülkelerinin “gaz bağımlısı olma” oranı ortalamada yüzde 50 üstünde! |
|
Devamını oku...
|
|
TPAO İDDİALI: 2023 YILINDA DIŞARDAN PETROL VE DOĞALGAZ İTHAL ETMEYECEĞİZ |
|
|
|
|
Türkiye, petrol ithal etmeyen bir ülke olacak” Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal, 2023 yılında Türkiye’nin petrol ve doğal gaz ithal etmeyen bir ülke olacağını bildirdi.
Uysal, aralarında genel müdür yardımcıları, daire başkanları ile bölge müdürlerinin bulunduğu bir ekiple saha ve kuyularda incelemelerde bulunduktan sonra Kristal Park Tesisleri’nde düzenlenen koordinasyon toplantısına katıldı. Uysal, toplantıda yaptığı konuşmada, çok hızlı bir şekilde davranılması halinde 2018-2019’da Karadeniz’de üretime başlanabileceğini söyledi. Türkiye’nin ihracatının 130 milyar doları aştığını, sanayiciye destek verilmesi halinde bu rakamın daha da artacağını, sanayiciye destek vermede en büyük görevlerden birinin de TPAO’ya düştüğünü belirten Uysal, Sanayicimize, ihracatçımıza bu konuda destek olabilirsek ki olabileceğimiz en büyük destek kullandığı enerji fiyatlarını azaltmaktır. Eğer sanayicimiz ucuz enerji kullanabilirse 130 milyar dolarlık ihracat kapasitesinin çok daha fazla olacağını biliyoruz. İhracatçımıza ucuz enerjiyi nasıl temin edeceğiz. Burada büyük görevlerden biride TPAO’ya düşüyor şeklinde konuştu. |
|
Devamını oku...
|
|
|
HÜKÜMET BU KAFAYLA NÜKLEER SANTRAL YAPAMAZ |
|
|
|
|
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın önünde bulduğu darmadağınıklardan biri nükleer santral konusudur. Beş ay önce yapılan ihaleye bir Rus-Türk ortaklığından başka teklif veren olmadı. Şartname profesyonelce hazırlanmamış olduğu için dünyanın bütün uzman şirketleri uzak durdu. Konuyu yakından izleyen endüstri kaynaklarından öğrendiğime göre, TETAŞ (Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt) elindeki teklif konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na olumsuz rapor verdi. “Kamuoyuna açıklamıyorlar ama TETAŞ’ın raporu negatif” diye konuştu bir kaynağım. “‘Çok pahalı’ dediler. Dünyada fiyatlar 2-6 sent arasında değişiyor. Teklif edilen fiyat bunun iki mislinden fazla. Tesis maliyetleri de yüksek.” Ancak enerji işlerinin ekonomik olduğu kadar siyasi boyutu da olduğu için son sözü Erdoğan söyleyecek. Değerlendirme yapılmış olduğu halde TETAŞ’ın kararını açıklamamasının nedeni budur. Bürokraside genellikle böyledir. Beklenilir, yukarıdan gelen sinyale göre tavır alınır. Ama emir demiri kesse bile sonuç değişmez: Nasıl bir çiçekle bahar olmazsa bir teklifle de nükleer enerji endüstrisi kurulamaz.
|
|
Devamını oku...
|
|
ENERJİ BAKANLIĞI:NÜKLEERDE KOMİSYON KARARINI DEĞİŞTİRSİN |
|
|
|
|
Nükleer ihalesinde teklifin fahiş olduğu sonucuna varan Yarışma Komisyonu’nun kararını işleme koymayan bakanlık, “Kararı değiştirin” dedi Nükleer santral ihalesinde, JSC Atomstroyexport, JSC İnter Rao Ues, Park teknik Elektrik Madencilik ortaklığının verdiği teklifin fahiş olduğu sonucuna varan Yarışma Komisyonu’nun kararını işleme koymayan Enerji Bakanlığı, şimdi de “Bakanlar Kurulu’nun hakkını gasp ettin” diyerek, Komisyon’dan kararını değiştirmesini istedi. Komisyon’un ihale sonrası verildiği için “Mevzuata aykırı olur” diyerek değerlendirmeye almadığı teklifleri değerlendirmesi için Enerji Alış Dairesi’ne yetki veren TETAŞ, daireye verdiği yetkiyi şartname çerçevesinde kullanan Yarışma Komisyonu’nu karar değiştirmeye sevketti.
|
|
Devamını oku...
|
|
BTC'DE TÜRKİYE'YE ALİCENGİZ OYUNU . ZARAR 375 MİLYON DOLAR |
|
|
|
|
Türkiye’nin büyük gelir beklediği BTC boru hattında kazık yediği ortaya çıktı.
2002’de dev şirketlerin son dakika manevrası ile değiştirilen anlaşma sonucunda Türkiye’nin kasasına 382 milyon dolar yerine 7 milyon dolar girdi...1990’lı yılların ortalarından itibaren uğrunda mücadele verilen, yapımı için her türlü fedakarlığa katlanılan ve sonucunda hem stratejik kazanç hem de maddi kazanç beklenen Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattı projesinde ortaya çıkan rakamlar şok yarattı. Proje, bir skandal olma yolunda ilerliyor. Çünkü 3 yılda Türkiye’nin kasasına giren para sadece 8 milyon dolar. Rakamlar netleştiğinde toplam kârın zarara dönüşmesi olasılığı da büyük. ÖNCE SEVİNDİK Socar, BP, Statoil, Unocal, TPAO, Itochu, Ramco ve Delta Hess şirketlerinin oluşturduğu BTC Co. (MEP) şirketinin sahibi olduğu bin 700 kilometrelik BTC petrol boru hattının bin 74 kilometrelik bölümü Türkiye topraklarından geçirildi. BP gibi şirketler dünyanın her yerinde bu tür hatların hem sahibi hem işletmecisi olurken, Türkiye’de farklı bir uygulamaya giderek bin 74 kilometrelik bölümün işletmeciliğini Türkiye’ye verdiler. |
|
Devamını oku...
|
|
700 milyon dolar uçtu Kullanmadığımız gaz için İran’a 700 milyon dolar ödeyeceğiz
Doğalgazda “Al ya da öde” anlaşmaları krizde Türkiye’nin başına iş açtı. Sanayide tüketim krizle düşüyordu. Buna bir de aşırı zamlar yüzünden konutlarda doğalgaz tüketimindeki düşüş eklenince, Türkiye İran’dan alması gereken asgari 6.8 milyar metreküp gazın sadece 4.2 milyar metreküpünü alabildi. Ancak anlaşma gereği almadığı gazın yaklaşık 700 milyon dolar tutan bedelini ödemek zorunda kaldı. ANKARA - Suriye sınırındaki mayınları temizlemenin yaklaşık 400-500 milyon dolarlık maliyeti tartışılırken, doğalgazda dışa bağımlı olan Türkiye Rusya, İran ve Azerbaycan’la yaptığı doğalgaz alım anlaşmaları kapsamında İran’a havadan 700 milyon dolar ödedi. Enerji Bakanlığı yetkililerinin doğruladığı gelişmeye göre, mayınların temizlenmesi için para ayıramayan Türkiye, İran’la yapılan anlaşmada yer alan “take or pay” (Al ya da öde) hükmü gereğince almadığı doğalgaz için 700 milyon dolarlık bir alacaktan vazgeçerek, havadan bir ödeme yapmış oldu. |
|
Devamını oku...
|
|
RUS STRATEJİ BELGESİ: ENERJİ SAVAŞI ÇIKACAK |
|
|
|
|
Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, uluslararası ilişkilerin enerji savaşlarıyla belirleneceğini öngören yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi'ni devreye soktu.
1997’deki belgenin yerini alan ve 2020’ye kadar devletin önceliklerini sıralayan yeni belgede, ‘Uluslararası politika Ortadoğu, Barents Denizi, Kuzey Kutbu, Hazar ve Orta Asya’nın da dahil olduğu enerji kaynaklarını elde etme üzerine yoğunlaşacak. Enerji kaynaklarını hırsla kontrol mücadelesinde ortaya çıkan sorunları askeri güçle çözme teşebbüsleri göz ardı edilemez’ denildi. ‘Rusya sınırlarında savaş çıkabilir’ Kremlin sitesinden yayımlanan 13 sayfalık belgede, ülke adı zikredilmeden ‘Rusya ve müttefiklerinin sınırları yakınındaki mevcut güç dengesi ihlal edilebilir’ ifadeleri kullanıldı. NATO’nun Rusya sınırlarına doğru genişlemesi ‘Kabul edilemez’ diye nitelenirken, “Avrupa-Atlantik bölgesinde sadece NATO’ya dayalı mevcut küresel ve bölgesel yapıdaki istikrarsızlık, uluslararası güvenliğin garantisi açısından artan oranda tehdit” değerlendirmesi yapıldı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 17 |
|
|