|
Enerji Hayattır
Bilindiği gibi enerji olmadan hiçbir varlık hayatını sürdüremez. İster canlı olsun, isterse cansız olsun, ister bitki olsun, isterse hayvan veya insan olsun her varlık ihtiyaç duyduğu enerjiyi temin edebildiği sürece hayatını sürdürebilir. Enerji yoksa hayatta yoktur. Kısacası varlıklar için enerji bir varlık yokluk, bir hayat memat(ölüm) meselesidir. Bu hayati durum varlıkların bir araya gelerek oluşturdukları daha geniş oluşumlar, yapılar için ise daha üst seviyede geçerlidir. Bir insanın hayatını sürdürebilmesi için yemesi içmesi gerekir. Besinler, hava ve su birer enerji kaynağıdır ve bu kaynaklar yeteri kadar sağlanamazsa insanın hayatını sürdürmesi mümkün değildir. Denilebilir ki insanın hayat mücadelesi bu girdileri sağlamak amacına yöneliktir. İnsanlar ucuz, temiz devamlı enerji sağlamayı garanti altına almak için çeşitli birliktelikler ve yapılanmalar kurar, ciddi mücadelelere girerler. Enerji Egemenliktir
Enerji ile hayat arasındaki bu birebir ilişkiden dolayı enerji aynı zamanda bir egemenlik ve hükümranlık aracı olarak kullanıla gelmiştir. Geçmişte olduğu gibi ve günümüzde de besin alanlarının ve enerji kaynaklarının kontrolü milletler mücadelesinde önemli bir ağırlığa sahiptir. 20. Yüzyılda özellikle sanayi devriminden sonra kömür ve petrol enerjiye dayalı mücadelede çok önemli bir stratejik kaynak haline gelmiş, bu kaynaklara sahip olmak, kontrol etmek, yönlendirmek, yönetmek için sanayileşmiş ülkeler bu enerji kaynaklarına sahip olmak, kontrol etmek ve yönetmek için insanlığı iki büyük dünya savaşına sürüklemişlerdir. Milyonlarca insanın ölümüne, imparatorlukların yıkılmasına yeni devletlerin ortaya çıkmasına kısacası dünyanın siyasi, coğrafi, ekonomik hal ve haritasının şekillenmesine sebep olan enerji odaklı bu hayati mücadele günümüzde de şiddetini arttırarak devam etmektedir. Bilindiği gibi 2023 yılı Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 100. yıldönümüdür. 600 yıllık Osmanlı Türk İmparatorluğunun enkazları arsından büyük bedeller ve gayretlerle 1923 yılında kurulan Cumhuriyetimiz Türk milletinin kıyamete kadar yaşama azim ve karalılığının bir eseri olarak bugünlere gelmiş, daha güçlü, daha huzurlu olarak yarınlarda da var olmak için bütün engellere rağmen yoluna devam etmektedir. Bu istek ve iradenin sahibi binlerce yıllık bir devlet, kültür ve medeniyet geçmişine ve geleneğine sahip olan Türk milletidir. Tarihi biçimlendiren en önemli etkenlerin başında gelen milletler mücadelesi 21. yüzyılda da bilgi gücüne dayalı ve enerji merkezli olarak acımasızca sürdürülmektedir. İçinde bulunduğumuz Avrasya ekseninde coğrafi, ekonomik, tarihi ve kültürel anlamda önemli bir ağırlığa sahip olan ülkemiz zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip gelişmekte olan ülkelerle, bu kaynaklara ihtiyaç duyan gelişmiş ülkeler arasında önemli bir enerji iletim koridoru konumundadır. Bu konumundan dolayı Türkiye önemli fırsatların yanında ciddi tehlikelerin de sıcak etkisi altındadır Dün olduğu gibi bugün de enerji merkezli milletler mücadelenin göbeğinde bulunan ülkemizin varlığı tehdit edilmekte, üzerinde oynanan oyunlar milletimizin huzuru bozmakta ve insanlarımızda gelecek endişesi doğurmaktadır. Dün koskoca bir imparatorluğu kaybeden Türk milleti bugün de bölücü yıkıcı teröre binlerce insanını kurban vermekte, büyük ekonomik kayıplara uğramakta, nihayet bu mücadelenin baş aktörü olan ABD’nin petrol için Irak’ı işgal etmesi neticesinde adeta hedef ülke konumuna gelmiş bulunmaktadır. “ Avrasya eksenini kim kontrol derse 21. yüzyılı da o kontrol eder” anlayışına dayalı olarak yürütülen enerji mücadelesi bölge dışı güçleri buraya taşırken bölge ülkelerine refahtan çok, kan ve gözyaşı getirmektedir. Kısacası bu bölgede “enerji hayattır” düsturu çoğu zaman “enerji memat (ölüm) dır” haline dönüşmektedir. Enerji Birincil Gündemimizdir
Bu topraklarda yaşayan herkes, özellikle bu ülkeyi yönetme iddiasındaki her kişi ve kadro enerji gerçeğini ciddiye almak durumundadır. Hayat ile ölüm arasında sürekli salınan bir sarkaç gibi kişisel ve toplumsal hayatımızı derinden etkileyen enerji konusunda insanlarımızın bilgilendirilmesi, toplumu yönetenlerin gerektiğinde demokratik yol ve yöntemlerle uyarılması, ihtiyaç duyulan sürekli, temiz ve güvenli enerji kaynaklarının hayatımıza kazandırılması amacına yönelik çalışmalara katkıda bulunmak bir vatandaşlık görevi ve bir vatanseverlik faaliyetidir. Böyle bir çalışmaya zemin hazırlamada sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğü açıktır. Enerji 2023 Derneği bir taraftan toplumsal enerji bilincinin oluşmasına katkıda bulunurken, diğer yandan da ülkemizin enerji sorunlarının çözümüne destek olabilecek beyinleri bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. Diğer taraftan Cumhuriyetimizin 100.yılını ifade eden 2023 yılında “bölgesinde lider, dünyada saygın bir Türkiye” hedefine ulaşmada enerji alanında yapılması gerekenler konusunda ciddi, uygulanabilir, ufuk açıcı yol gösterici projelerin yapıldığı bir bilgi üretim merkezi olmalıyı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda tüzüğümüzde de belirtilen yapılanmaları bir an önce hayata geçirerek enerji alanında bilgisi, deneyimi, hayali, rüyası, projesi olan her beyine ulaşmayı ve enerji alanında ülkemizde “ortak aklı” oluşturma amaçlamaktayız.
|